Kolesterol Nedir ? Kimler Risk
Altında ?
Kolesterol nedir?
İyi kolesterol-kötü kolesterol
Yüksek kolesterol nedir?
Kolesterol niye yükselir?
Kolesterol yükselmesine yol açan hastalıklar
Kolesterolün önemi nedir?
Yüksek kolesterolün vücuda verdiği zararlar
Kolesterol-yüksek tansiyon ilişkisi
Kolesterol nedir?
Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir.
Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak
üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon
(kortizon, **** hormonu....), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini
üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.
Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlarında birikir ve kan
damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar.
Arteriyosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir;
akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddeler de birikir. Toplumda
arteriyoskleroz için damar sertliği, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de
kullanılmaktadır.Damarlar tüm vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin,
böbrek... gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev yapmasını sağlar.
Kolesterol hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya
çıkar. Örneğin; kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol
birikimi olursa göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek
damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol
açabilir.
İyi kolesterol-Kötü kolesterol
Kolesterol, yağımsı bir maddedir. Normal koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez.
Kolesterol de su özelliklerini taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez.
Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir protein ile
birleştirilir (paket edilir). Bu kolesterol ile protein birleşimine lipoprotein
adı verilir. Değişik tipte lipoproteinler vardır:1.LDL (low density lipoprotein,
düşük yoğunluklu lipoprotein): Kötü huylu kolesteroldür.2.HDL (high density
lipoprotein, yüksek yoğunluklu lipoprotein): İyi huylu kolesteroldür.HDL ve LDL
kolesterolden başka lipoproteinler de vardır.
Yağ metabolizması bozukluğu olan hastaların yaptırdığı diğer bir kan incelemesi
de trigliserid ölçümüdür. Trigliserid de kolesterol gibi kanda çözünen bir
yağdır. Kan trigliserid düzeyi ile arteriyoskleroz arasındaki ilişki kolesterol
kadar belirgin değildir.
Yüksek kolesterol nedir?
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risk taşır.
HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir.
20 yaşın üzerinde Kan kolesterol düzeyi
200 mg/dl'nin altı istenilen düzeydir.
200-239 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
240 mg/dl'nin üstü ise yüksektir.
Kan LDL-kolesterol düzeyi
130 mg/dl'nin altı istenilen düzeydir.
130-159 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
<160 mg/dl'nin üstü ise yüksektir.
Kan HDL-kolesterol düzeyi
35 mg/dl'nin altı düşüktür.
Kanda Kolesterol >200 mg/dl
veya LDL-kolesterol>130 mg/dl
veya HDL-kolesterol <35 mg/dl İSE >RİSK FAZLADIR
HDL-kolesterol yükseldikçe risk azalır. Ortalama HDL-kolesterol düzeyi kadında
55 mg/dl ve erkekte 45 mg/dl’dir yani kadınlar bu yönden daha şanslıdır.
Kan trigliserid ölçümüne göre sınıflandırma
< 200 mg/dl ----> Normal
200-400 mg/dl ----> Sınırda yüksek
400-1000 mg/dl ----> Yüksek
> 1000 mg/dl ----> Çok yüksek
Kanda kolesterolün yüksek olması bir yağ metabolizması bozukluğudur. Yağ
metabolizması bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken kan alınarak
öncelikle kolesterol, LDL-kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeyi
ölçülmesidir. Tedaviye karar vermeden önce bu değerler en az 2 kere
ölçülmelidir.Tedavi düzenlenirken öncelikle LDL-kolesterol düzeyleri temel
alınmalıdır.
Kolesterol niye yükselir?
Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin
bazıları önlenebilir niteliktedir. Bunlardan bazıları:
1.Kalıtımsal Faktörler
2.Gıdalar
3.Şişmanlık
4.Stres
gibi faktörler kolesterolü ve kötü huylu kolesterolü yükseltir.Düzenli egzersiz
iyi huylu kolesterolü yükseltir ve kötü huylu kolesterolü azaltır.60-65 yaşa
kadar yaşla birlikte kolesterol düzeyi artar. Kadınlarda menopozdan sonra
kolesterol düzeyi artar.
Kolesterol yükselmesine yol açan hastalıklar
Bazı hastalıklarda kolesterol düzeyi yükselir. Bu hastalıkları ikiye ayırarak
incelemek mümkündür:
1.Kalıtsal yağ metabolizması hastalıkları
A.Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz çalışması.
B.Karaciğer hastalıkları
C.Nefrit: Böbreğin mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları
D.Şeker hastalığı
E.Şişmanlık
F.Bazı ilaçlar
2.Diğer hastalıklar
Kolesterolün önemi nedir?
Kalp ve damar hastalıkları Türkiye'de ve diğer ülkelerde ölüm ve kalıcı
sakatlıklara yol açan yaygın sorunlardır. Türkiye’de 6 milyon kişide kan
kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir
(240 mg/dl). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında kalp ve damar
hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık
gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir.
Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü kalp ve damar hastalıklarını 1 numaralı insanlık
düşmanı ilan etmiştir.Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere
kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün
yüksek olması hasta için risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler
risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip
hastalarda kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi
hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.
Kardiyovasküler Risk Faktörleri
Kolesterolü yüksek hastalarda, kardiyovasküler risk faktörlerinin
değerlendirilmesi ve mümkünse değiştirilmesi, tedavinin temel noktalarından
birisidir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol yüksekliği dışındaki
kardiyovasküler risk faktörlerine de sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk
faktörlerinin düzeltilmesi ile kardiyovasküler kalıcı hasar ve ölüm riski kesin
olarak azaltılır. Aşağıda kardiyovasküler risk faktörleri özetlenmiştir:
Hipertansiyon
Lipid (yağ) metabolizması bozukluğu, Kolesterol yüksekliği
Sigara Diyabetes mellitus (şeker hastalığı)
Şişmanlık
Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam
Yüksek hematokrit (kanda çok fazla hücre bulunması)
Artmış trombojenik faktörler (kanı pıhtılaştıran faktörler )
İleri yaş
Erkek cinsiyet
Aile öyküsü
Tip A kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, obsesif hırslı ve gergin kişilik)
Östrojen eksikliği
Alkol yoksunluğu (alkol bağımlılığı)
Fibrinojen yüksekliği
Ürik asit yüksekliği
Lipoprotein (a)
Belirgin beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı
Hipertansiyon, her yaş, cins, ırk için önemli bir kardiyovasküler risk
faktörüdür ve hem büyük hem küçük tansiyonun yükseldikçe kardiyovasküler risk
artmaktadır. Hipertansiyon tedavisi ile kardiyovasküler risk azalmaktadır.
Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları, majör ve düzeltilebilir kardiyovasküler
risk faktörlerinden birisidir. Yapılan tüm büyük çalışmalarda serum kolesterol
düzeyi ile kardiyovasküler risk arasındaki ilişki gösterilmiştir.
HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Diyetin
kolesterol içeriği ile kardiyovasküler risk arasında da doğrudan ilişki vardır.
Şişmanlık ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişki birçok çalışmada
gösterilmiştir. Ancak şişman hastalarda, hipertansiyon, fiziksel aktivite
azlığı, diyabetes mellitus (şeker hastalığı) ve lipid metabolizması gibi diğer
kardiyovasküler risk faktörlerine da daha sık rastlanır ve bu kardiyovasküler
risk faktörler, şişmanlığın bağımsız etkisini maskeleyebilir.
Günümüzde şişmanlık tanım ve sınıflandırmasında beden kitle indeksi
kullanılmaktadır.Beden kitle indeksi=Beden ağırlığı(kg)/Boy(m)2 formülü ile
hesaplanır.Örneğin vücut ağırlığı 85 kg, boyu 1.74 m olan bir insanda;Beden
kitle indeksi=85/1.74x1.74=28’dir.Beden kitle indeksine göre kilo durumu
aşağıda özetlenmiştir.<18.5 Zayıf18.5-24.9 Normal (sağlıklı)25-29.9 Fazla
kilolu (gürbüz)30-39.9 Şişman>40 Tehlikeli şişmanYukarıdaki örnekteki kişi
gürbüzdür.
Beden kitle indeksinizi hesaplayınız.
Yetersiz egzersiz kardiyovasküler riski arttırır. Öte yandan sedanter yaşam,
kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı kontrolunu zorlaştırır. Düzenli egzersiz
yapanlarda, koroner arter hastalığı riski de azalır.
Diyabetes mellitus (şeker hastalığı) iyi bilinen bir kardiyovasküler risk
faktörüdür. Ayrıca diyabetik hastalarda lipid (yağ) metabolizmasi bozuklukları,
hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır.
Sigara, koroner arter hastalığı sıklığını arttırdığı gibi diğer kardiyovasküler
risk faktörlerinin etkisini de arttırır. Sigara içimi, Türkiye'deki en önemli
sağlık problemlerinden birisidir ve ne yazık ki kullanımı giderek
yaygınlaşmaktadır. Sigaranın bırakılması ile koroner arter hastalığı riski
azalır ve bu azalma 12 ay sonra en belirgin hale gelir.
Tip A kişiliğine sahip kişiler, mükemmeliyetçi, obsesif, hırslı ve gergin bir
özellik sergilerler.
Yüksek kolesterolün vücuda verdiği zararlar
Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol yavaş yavaş (yıllar içinde) damar
duvarında birikir. Bu birikim sonucu o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar.
Bu durum bir su borusunda pisliklerin birikmesine benzetilebilir. Kolesterol
hangi damarda birikmişse o damarla ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya
çıkar.Kolesterol yüksekliğinde belirti ve bulgular çoğu zaman ani kolesterol
yükselmesine bağlı değildir, uzun süreli kolesterol yüksekliğinin damar
duvarında kolesterol birikmesine yol açmasının sonucudur. Yani kolesterolünüz
şu andaki değerinin 2-3 katına yükselse ve 3-4 saat yüksek kalsa size bir
zararı olmaz. Asıl sorun sizde daha önce uzun süreli kolesterol yüksekliği
olmasıdır.Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol birikimi bu
damarlarda tıkanma ve daralmanın sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp
yetmezliği gibi sorunlara neden olur. Bunların sonucu hasta koroner by pass
ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti
(balonla daralmış koroner arterin genişletilmesi) işlemine ihtiyaç
duyabilir.Beyini besleyen boyun damarlarında kolesterol birikimi olması felçlere,
konuşma bozukluklarına, dengesiz yürümeye, bilinç kaybına yol açar.Böbrek
damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol
açabilir.Ana atardamarda (aort) kolesterol birikimi de tehlikelidir. Buradan
kopan kolesterol birikintileri daha küçük damarları tıkayarak çok değişik
sorunlara yol açabilirler: Bağırsağı besleyen damarları tıkayarak bağırsak
ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe, bacak damarlarını tıkayarak
gangrene... yol açabilirler.
Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığı zaman hasta geç kalmış
olabilir; bu nedenle kolesterol yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok
önemlidir.
Kolesterol-yüksek tansiyon ilişkisi
Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Yani
kolesterol yüksekliği yüksek tansiyona, yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine
yol açmaz. Ancak ikisinin hedefi ve zarar verdiği organ aynıdır: Kan damarları.
Yüksek tansiyon kan damarındaki basıncı yükselterek aşınma, yırtılmalara neden
olur. Bu durum su borusu içindeki basıncın artmasına bağlı sorunlara
benzetilebilir. Yüksek kolesterol de damar duvarında kolesterol birikimine yol
açarak damarlarda daralma, tıkanmalara yol açar. Yüksek tansiyon ve kolesterol
yüksekliği kan damarına diğerinin verdiği zararın şiddetini arttırır ve ortaya
çıkmasını çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği hem de yüksek
tansiyon tedavi edilmelidir.
Yüksek Kolesterol Tedavisi
Tedavide temel prensipler
İlaçsız tedaviler
Beslenme
Kolesterol ve fındık
Nasıl zayıflarım ?
İlaç tedavisi
Sık yapılan hatalar
Hastalara öneriler
Tedavide temel prensipler
Yüksek kolesterolün kontrol altına alınması ile yaşam süresinin uzadığı, kalp
ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin azaldığı ve kalıcı sakatlıkların
önlendiği kesin olarak gösterilmiştir. Kolesterol yüksekliğine ilaveten
şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara gibi diğer kardiyovasküler
risk faktörlerinin tedavisi de planlanmalıdır.Tedavi 2 aşamada
gerçekleştirilir:1.İlaç dışı tedavi2.İlaç tedavisi.Her hasta için tedavi
farklılıklar taşır. İlaç dışı tedaviler kesinlikle ihmal edilmemelidir. İlaç
tedavisi kesinlikle doktor denetiminde olmalıdır.Tedavide hedef belirlenirken
LDL-kolesterol düzeyinin esas alınması tercih edilir. Hedef LDL-kolesterol
düzeyi hastada kalp ve damar hastalığının olup olmadığına göre değişir.A.Kişide
kalp ve damar hastalığı yoksa LDL-kolesterol düzeyinin 130 mg/dl’nin altına
düşürülmesi yeterlidir.B.Kişide kalp ve damar hastalığı varsa hedef
LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altı olmalıdır. Yani kalp krizi
geçirmişseniz, koroner arter daralmasına bağlı göğüs ağrınız varsa, koroner
damar ameliyatı geçirmişseniz, koroner arterler balon ile genişletilmişse, beyine,
böbreğe, bacaklara giden damarlarda kolesterol birikimi varsa hedef
LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altıdır.
İlaçsız tedaviler
İlaçsız tedaviler yaşam düzeninin değiştirilmesi olarak da isimlendirilir.
Yüksek kolesterol tedavisinde en önemli konu ilaçsız tedavilerdir, kesinlikle
ihmal edilmemelidir. İlaçsız tedavilerde yapılan ihmal kolesterol düşürmek
amacı ile kullanılan ilaçların başarısını da azaltır.İlaçsız tedavilerin
başında beslenme alışkanlığının değiştirilmesi gelir.
Sigara kesinlikle bırakılmalıdır. Sigara da kolesterol yüksekliği gibi bir
kardiyovasküler risk faktörüdür. (Sigara ayrıca akciğer kanseri, akciğer
hastalığı, beyin kanaması ve birçok kansere de zemin hazırlar.)
Hastadayüksek tansiyon varsa, yüksek tansiyon tedavisinde geçerli olan ilaç
dışı tedaviler ihmal edilmemelidir. Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliğinde
uygulanan ilaç dışı tedaviler birbirine benzerlik gösterir. Yüksek tansiyonlu
hastalarda beslenme ile alınan tuzun da azaltılması gerekir.
Şeker hastalığı kontrol altına alınmalıdır. İnsülin kullanmak gerekiyorsa
kaçınılmamalıdır.Şişmanlık kesinlikle kontrol altına alınmalıdır.
Nasıl zayıflarım ?
Düzenliegzersiz HDL-kolesterolü (iyi kolesterol) yükseltir, LDL-kolesterolü
(kötü kolesterol) düşürür. Hastalar düzenli egzersiz yapmayı alışkanlık haline
getirmelidirler. Haftada en az 3, tercihen 5 kez, 30-45 dakika süre ile
yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklete binme gibi sporlar yapılmalıdır.
Alkol HDL-kolesterolü (iyi kolesterol) yükseltir, ancak alkolün insan sağlığı
ve sosyal yaşantı üzerine çok sayıda olumsuz etkisi olduğu unutulmamalıdır. Bu
nedenle alkol alımı kesinlikle sınırlandırılmalıdır. İzin verilen etil alkol
miktarı erkeklerde günde 30 ml, kadınlarda günde 15 ml’dir.30 ml etil alkol 720
ml bira, 300 ml şarap, 60 ml 100 derece viski ve 60 ml rakıda bulunur.
Beslenme
Yüksek kolesterol tedavisinin olmazsa olmaz koşuludur. Vücut gereksinimi olan
kolesterolü kendisi üretebilir bu nedenle diyetle kolesterol almaya gerek
yoktur. Beslenme konusunda tedavi planı beslenme uzmanı ile birlikte
yapılmalıdır.Doymuş yağlardan ve kolesterolden fakir diyet seçilmelidir. Sıvı
yağlarda doymamış yağ daha fazladır, tercih edilmelidir. Genel olarak sebze,
meyve ve hububat tercih edilmelidir. Kızartmalardan kaçınılmalıdır. Kırmızı et
yerine beyaz eti tercih edilmelidir. Yüksek tansiyonunuz varsa tuzu azaltınız.
Karaciğer, böbrek ve beyin gibi kolesterolden zengin etlerden uzak durunuz.
Gıdaların yağ ve kalori içeriklerine dikkat edilmelidir; Yağı azaltılmış
peynir, sütü tercih ediniz. Diyet peynir, diyet süt kullansanız bile bunları
sınırlı miktarda tüketiniz. Sağlıklı Beslenme Çizelgesine bakmak için
tıklayınız
Kolesterol ve fındık
Fındığın kalp sağlığı üzerine olumlu etkileri gösterilmiştir. 1998 yılında
yayınlanan, 86.000 hastayı içeren, 14 yıllık takibi olan bir çalışmada haftada
en az 140 gram fındık yiyenlerde kalp ve damar hastalıklarına daha az
rastlanmıştır. Yapılan başka çalışmalarda da fındığın iyi kolesterolü
yükselttiği ve kötü kolesterolü düşürdüğü gösterilmiştir. Fındığın fazla
tüketilmesinin kilo alınmasına yol açacağı unutulmamalıdır.
Nasıl zayıflarım ?
Sağlıklı beslenme zayıflamanın temel noktasıdır. Gün içinde sık ama az miktarda
yenmelidir. 1 saatte yarım kilo, 1 haftada 7 kilo, Arjantin diyeti, son şans
diyeti, bilezik gibi reklamlara aldanmamak gerekir. Kısa sürede aşırı kilo
vermek sorunlara yol açabilir. Su içsem yarıyor ifadesi ise doğru değildir
çünkü suyun kalorisi sıfırdır.
Kilo verirken acele etmemek gerekir. Unutmayın ki bu kiloyu 2 haftada
almadınız, bu nedenle 2 haftada vermeye çalışmayın. Vereceğiniz kilo haftada
1-1.5 kilogramı geçmemelidir. Bir yılda toplam vücut ağırlığınızın % 10’unu
vermeniz yeterlidir. Kilo vermek için beslenme alışkanlığı değiştirilmeli ve
egzersiz yapılmalıdır. Kilo vermeyi kolaylaştıran ilaçlar piyasada mevcuttur.
Bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu ilaçların
kullanılması ve sağlıklı beslenme birbirini tamamlayan tedavilerdir.
Kilo vermek, verilen kiloyu geri almamaktan daha kolaydır. Zayıflamanın
kolesterol, şeker hastalığı, ruhsal durum, hipertansiyon üzerine de olumlu
etkisi vardır. Tekrarlayan zayıflama ve şişmanlama kalp hastalığı ve ani ölüm
gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Alışkanlıkların değiştirilmesi kilo vermenin temel çözümüdür. Herkesin mutlaka
değiştirilmesi gereken ve değiştirmesi zor olmayan alışkanlıkları vardır. Bu
konuda bazı ipuçları:
Gazete, kitap okurken bir şey yemeyin
Televizyon seyrederken bir şey yemeyin
Karnınız açken mutfak alışverişi yapmayın
Alışverişe çıkarken liste yapın, liste dışında yiyecek almayın
Öğün atlamayın
Sadece açken yemek yemeye çalışın
Diyetinizi bozduğunuz için suçluluk duymayın, önünüzde başka öğünler olduğunu
unutmayın
Gıdaların yağ, tuz, kalori içeriğine dikkat edin
Egzersiz yapın
Açık büfe tarzı yemeklerden uzak durun
Evinize gelen misafirlere yaptığınız ikramı azaltın
İştahlı arkadaşla yemeğe oturmayın
İlaç tedavisi
Yağ metabolizması bozukluklarını düzeltmek amacı ile çeşitli ilaçlar
geliştirilmiştir.1.Statinler2.Safra asidi bağlayıcı reçineler3.Nikotinik
asit4.FibratlarBu ilaçlara ne zaman başlanacağı, ne kadar süre kullanılacağı ve
hedef kolesterol, LDL-kolesterol, trigliserid düzeyleri kesinlikke doktor
denetiminde olmalıdır.
Sık yapılan hatalar
Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek
Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek
Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek
İlk 3 maddenin aynı olması yanlışlık değildir, bu hataların çok sık yapıldığını
vurgulamak için böyle yapılmıştır
Doktor randevusuna gitmeden birkaç gün-hafta önce diyete yapmaya başlamak
Doktor veya beslenme uzmanına danışmadan diyet değişiklikleri yapmak
Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken şeker hastalığı, yüksek tansiyon, sigara
içimi gibi diğer sorunları ihmal etmek
Komşu veya arkadaşın önerisi ile ilaç almak
İlacın bitmesi, muayeneye kısa bir zaman kalması gibi nedenlerle ilaç
tedavisine kısa süreli bile olsa kesinlikle ara verilmemelidir.
Kullanılan ilacın ismini hatırlamamak ve doktora giderken ilaç kutusunu yanına
almamak.
Yüksek kolesterolün çok yaygın bir hastalık olması kamuoyu ve medyanın da
ilgisini çekmektedir. Gerek kamuoyu gerek medyada yüksek kolesterol konusu çok
konuşulmakta ve bu konuda uzman olmayan kişilerin de fikirleri
yansıtılmaktadır. Hastalar, yetkisiz ve bilgisiz kişiler tarafından eksik ve
yanlış bilgilendirilebileceklerini unutmamalıdır.
Hastalara öneriler
Kolesterol düzeylerinizi kaydetmeyi alışkanlık haline getirin
Türkiye’de bilinçsiz ilaç kullanımı yaygın bir sorundur, kolesterol düşürücü
ilaçlar Türkiye’de yeni kabul edilebilir, bu nedenle yanlış ilaç kullanımından
kaçınınız
Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur gibi sağlık sigorta güvencesi
olanlar eğer hastalıklarını belirtir bir heyet raporu alırlarsa ilaçlarına
hiçbir ücret ödemezler. Bu konuda doktorları yardımcı olacaktır.
Bir seyahate giderken sağlık karnenizi, heyet raporlarınızı, ilaçlarınızı
yanınıza almayı unutmayınız.
İlaçlarınızı düzenli kullanın, ilacınızı aksatmayın
Doktora giderken şahsınıza ait tüm tıbbi dökümanları (filmler, tahlil sonuçları,
hastane dosyası, kullandığınız ilaçların kutusu...) mutlaka yanınıza alınız.
İlaçlarınızın sadece ismine değil dozuna da bakınız, öğreniniz ve kaydediniz
Hazırlayan: Prof. Dr. Tekin Akpolat
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nefroloji Bilim Dalı